Savunma Sanayii Akademi tarafından Millî Yetkinlik Hamlesi kapsamında hayata geçirilen Savunma Sanayii İnsan Yönetimi Olgunluk Modeli’nin (İYOM) tanıtımı, ASELSAN Gölbaşı Teknoloji Üssü’ndeki Çelikkubbe Konferans Salonu’nda yapıldı.
Etkinliğe Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün de katıldı.

Etkinlikte konuşan Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, bu çalışmanın insan kıymeti yönetimi, kurumsal gelişim ve ölçümleme boyutlarını bir araya getiren “Bütüncül ve stratejik bir dönüşüm modeli” olduğunu söyledi.
Savunma sanayiinde başarının yalnızca platform üretmek, ileri teknoloji geliştirmek veya ihracat rakamlarını artırmakla sınırlı olmadığının altını çizen Görgün, şu hususları vurguladı:

”Bütün bunların arkasında güçlü bir insan yönetimi, olgunlaşmış kurumlar, derinleşmiş yetkinlikler ve sürdürülebilir bir ekosistem varsa gerçek anlamda stratejik başarıdan söz edebiliriz. İnsanlık son üç asırda büyük dönüşümler yaşadı. Kömür ve buharla sanayileşti. Petrol, elektrik ve bilgisayarla küreselleşti ve dijitalleşti. Bugün ise batarya teknolojileri, yapay zekâ, robotik, otonom sistemler, çip teknolojileri, veri ve kuantum gibi alanların şekillendirdiği yeni bir çağın eşiğindeyiz. Bu yeni çağ, geçmiş dönemlerden çok farklı bir karakter taşımakta. Geçmişte merkez ülkeler teknolojiyi üretirken, çevre ülkeler ham madde, emek veya montaj kabiliyetiyle küresel sisteme tutunabiliyordu. Bugün ise bu alan giderek daha seçici, daha rekabetçi ve daha yüksek yetkinlik gerektiren bir yapıya dönüştü çünkü yeni teknolojiler, yeni ürünlerin yanında üretimin, güvenliğin, ticaretin, eğitimin ve karar alma süreçlerinin kurallarının yeniden yazıldığı bir süreç.”

“Bu dönüşümü yakalayan ülkeler, kendi güvenlik mimarilerini, sanayi politikalarını, veri altyapılarını, üretim kapasitelerini ve stratejik karar alma süreçlerini güçlü, esnek ve bağımsız bir zemine taşıyabilecekler. Bu nedenle bu teknoloji alanlarını millileştirecek insan kabiliyetine sahip olmak kurumsal verimlilik konusu olmanın ötesinde doğrudan doğruya bir milli güvenlik meselesidir. Savunma sanayimizin insan kıymetine de bu gözle bakıyoruz.”

“Mühendislerimiz, teknisyenlerimiz, araştırmacılarımız, yöneticilerimiz, girişimcilerimiz, genç yeteneklerimiz, bugünün projelerini yürüten kadrolar olmanın yanında Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığını, stratejik caydırıcılığını ve gelecek iddiasını taşıyan asli unsurlardır. Bugün teknoloji ve insan ilişkisine dair dünyada iki farklı yaklaşımın karşı karşıya geldiğini de görmekteyiz. Bu yaklaşım, insanı sayısal bir veriye toplumu ise algoritmik bir denklemin unsuruna indirgemektedir. Bu yaklaşım insanın medeniyet kuran iradesini, ahlaki sorumluluğunu ve anlam arayışını geri plana iterek onu makineler çağının edilgen bir parçası olarak konumlandırmakta. Bizim teknolojiye bakışımız ise insanı merkeze alan, değeri önceleyen ve medeniyet iddiasını taşıyan bir anlayışa dayanmaktadır. Teknolojiyi insanın iradesinden, milletin tarihinden, toplumun değerlerinden ve geleceğe dair ortak idealinden bağımsız görmüyoruz. Bizim için teknoloji, insanı, milleti ve medeniyeti yücelten bir imkândır. Bugün savunma sanayimizde görev alan insan kıymetimiz de işte bu anlayışın taşıyıcısıdır. Yazılan her kodda, tasarlanan her sistemde, geliştirilen her platformda Türkiye’nin bağımsızlık iradesi, medeniyetimizin stratejik aklı ve gelecek vizyonu bulunmaktadır.”

“Yakın coğrafyamızda ve dünyada yaşanan gelişmeler, modern güvenlik ortamının ne kadar hızlı değiştiğini açıkça göstermekte. Artık güvenlik mimarisi yalnızca cephe hattı, platform kabiliyeti ve ateş gücüyle şekillenmiyor. Toplumsal dayanıklılık, psikolojik direnç, insan kıymeti organizasyonu ve kurumlar arası koordinasyon da bu mimarinin en temel unsurları arasında yer almaktadır. Bugün savunma sanayiinde inovasyon çevriminin kimi alanlarda haftalarla, hatta günlerle ölçüldüğü bir dünyadan söz ediyoruz. Kriz anında hızlı ölçeklenebilen, tedarik zincirini sürdürebilen, üretim kapasitesini artırabilen ve sahadan gelen ihtiyaçlara çevik biçimde cevap verebilen ülkeler ön plana çıkmakta. Bu nedenle savunma sanayimizi ürün ve platform boyutuna ek olarak insan, kurum, yetkinlik ve kültür boyutlarını hesaba katarak bütüncül bir anlayışla ele alıyoruz. Savunma Sanayi Akademimizi de bu anlayışla konumlandırdık.”
”Akademi’mizi, dünyada örneğine az rastlanır biçimde, savunma sanayimizin bütününe hizmet eden sektörel bir akademi olarak tasarladık. Amacımız, sektörel yetkinlik kazanımı için doğru politikaları belirlemek, kurumsal ve bireysel gelişim için doğru platformları oluşturmak, bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirecek etkileşim ağları kurmaktır. Bu kapsamda lise ve üniversite öğrencilerine, genç profesyonellerden tecrübeli sektör çalışanlarına, liderlerden üst düzey yöneticilere kadar geniş bir hedef kitleye hitap eden bir yapı kuruyoruz. Kurumsal Akademiler Birliği bu vizyonun en önemli Saç ayaklarından biridir.”
“Bugün burada 150 genel müdürümüz ve toplamda 366 firmadan oluşan 700’ü aşkın katılımcımızla bir arada bulunmaktayız. Savunma sanayimizin insan kıymeti meselesine verdiğimiz önem de burada hep beraber verdiğimiz önem de bunu açıkça göstermektedir. Önümüzdeki dönemde sektörümüzün gücünü yalnızca tek tek şirketlerimizin başarıları değil, bu başarıların ortak hedefler etrafında bütünleşmesi, yetkinliklerin birbirini tamamlaması ve kurumsal kapasitelerin entegre biçimde gelişmesi belirleyecektir. Bu nedenle birlikte hareket eden, birbirinden öğrenen, kapasitesini ortak akılla büyüten ve insan kıymetini bütün ekosistemin stratejik gücü olarak gören bir yaklaşımı daha da güçlendirmek zorunda olduğumuzu hatırlatmak isterim. Savunma sanayimizin önde gelen şirketleri ile birlikte ortak akıl oluşturmayı, sektörel yetkinlik açığını birlikte kapatmayı, mükerrelleri azaltmayı ve insan kıymetimizi daha bütünleşik bir yaklaşımla geliştirmeyi hedefliyoruz. Bugün lansmanını yaptığımız insan yönetimi olgunluk modeli işte bu büyük mimarinin önemli bir parçasıdır.”
“Bu çalışmayla, şirketlerimizin bugünkü ihtiyaçları ile birlikte geleceğin teknoloji ve yetkinlik ihtiyaçlarını da değerlendirmiş olacağız. Hangi alanlarda güçlü olduğumuzu ve hangi alanlarda gelişim fırsatlarımız bulunduğunu daha da net bir şekilde görmüş olacağız. Stratejik öncelik taşıyan yetkinlikleri belirleyecek, kurumlarımızı daha verimli hâle getirecek insan kıymeti yönetimi uygulamalarını birlikte geliştireceğiz. Sektörümüzün genç ve dinamik yapısı elbette bizim için büyük bir avantaj. Bu dinamizmi, sürekli öğrenmeyle kurumsal akılla, deneyim aktarımıyla, liderlik ve stratejik yön duygusuyla desteklediğimizde çok daha güçlü sonuçlar alacağımıza inanıyorum. Bu nedenle önümüzdeki dönemde teknik yetkinlik okulları, mentörlük platformları, kurumsal yetkinlik atölyeleri ve genç yetenek programlarıyla bu alanlardaki çalışmalarımızı derinleştirmeye devam edeceğiz.”

”Amacımız çok net ve açık: Savunma sanayimizin insan kıymetini Türkiye’nin gelecek yüzyılına hazırlamak çünkü biliyoruz ki güçlü ekosistemler güçlü insan yönetimiyle kalıcı hâle gelir. Bu vesileyle, insan yönetimi olgunluk modelinin hazırlanmasında emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza, Savunma Sanayi Akademimize, Kurumsal Akademiler Birliği üyelerimize, sektör temsilcilerimize, katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu modelin yetkinlik mimarimize ve insan yönetimi kapasitemize katkılar sunmasını diliyorum. Tabii Sözlerimin sonunda bu teşekkürle birlikte özel bir teşekkürü; hepiniz farkındasınız, kıymetli Başkan Yardımcım Profesör Doktor Hakan Karataş hak ediyor. Ona özel teşekkür ediyorum. Bu programlarda verdiğimiz sorumluluğu, en iyisiyle güçlü ekip ve iletişimi en iyisiyle kurarak, sektördeki tüm paylaşları kapsayarak ve işin parçası yaparak Yönettiği için kendisine teşekkür ediyorum. Sağolsun, varolsun.”