Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Portekiz Savunma Bakanı Nuno Melo, Portekiz donanması için inşa edilecek denizde ikmal ve lojistik destek gemisinin ilk gemi kızağa koyma törenine katıldı.
Törende; Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Portekiz Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral João Guilherme Rosado Cartaxo Alves ve Portekiz Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Jorge Manuel Nobre de yer aldı.

Törende bir konuşma yapan Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler şunları söyledi:
“Portekiz Deniz Kuvvetleri için üretilen Denizde İkmal ve Lojistik Destek 1’inci Gemisinin kızağa koyma töreni vesilesiyle sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu anlamlı program için ülkemizi teşrif eden Sayın mevkidaşımı ve kıymetli heyetini Türkiye’de ağırlamaktan ayrıca mutluluk duyduğumuzu özellikle ifade ediyor, kendilerine hoş geldiniz diyorum. Türkiye ile Portekiz arasındaki ilişkiler tarihî derinliği olan, karşılıklı saygı ve güvenle beslenen köklü bir zemine dayanmaktadır. Bu sene aynı zamanda diplomatik ilişkilerimizin tesisinin 100’üncü yılına ulaşmasının da büyük mutluluğunu yaşıyoruz. Aramızdaki bağlar ikili düzlemde ve pek çok alanda genişleyen iş birliği gündemiyle ilerlemektedir. Uluslararası arenada müttefiklik ruhuyla gelişen münasebetlerimiz başta NATO misyonu ve Trans-Atlantik olmak üzere sürekli olarak daha da güçlenmektedir.”

“Bugün kızağa koyma törenine şahitlik ettiğimiz gemi inşa süreci de iki ülke arasındaki iş birliğinin somut bir nişanesi olduğu gibi ilişkilerimizin kalıcı ve ileriye dönük olmasına yönelik de kıymetli bir adımdır. Aynı zamanda bu proje denizcilik geleneğine sahip Türkiye ve Portekiz için tecrübe ve teknoloji paylaşımı sağlaması bakımından da büyük bir kazançtır. Nitekim 17 Aralık 2024 tarihinde Portekiz Deniz Kuvvetleri ile STM arasında iki adet ‘Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemisi’nin inşasına yönelik sözleşmenin imzalanmasıyla başlayan süreç, planlandığı şekilde başarıyla sürdürülmektedir. Özgün tasarımı, yüksek sürati, geniş taşıma kapasitesi ve operasyonel esneklik gibi üstün nitelikleri ile birlikte çok farklı görevlere entegre olabilen modüler mimariye sahip bu gemilerin, Portekiz donanmasının stratejik hedeflerine ve harekât ihtiyaçlarına cevap vereceğine yürekten inanıyorum. Bu noktada altını çizmek isterim ki günümüzde bütünleşik bir deniz gücü, yalnızca muharip platformlarla ölçülmemektedir. Deniz harekâtının sürekliliğini sağlayan ikmal ve lojistik destek yeteneği kuvvet etkinliğinin temel unsurlarından biri olduğu gibi hızın ve krizlere süratle cevap verebilme kabiliyetinin de belirleyici bileşeni hâline gelmiştir. Şüphesiz ki bu gemiler hizmete girdiğinde Portekiz Donanması’nın barış, istikrar ve kriz yönetimi kapasitesini daha da ileriye taşıyacak, aynı zamanda NATO’nun müşterek kabiliyetlerine de katkılar sağlayacaktır.”
“Memnuniyetle belirtmeliyim ki böylesine üstün niteliklere sahip iki geminin, üretim faaliyetlerinin Türkiye’de ADA Tersanesinde icra ediliyor olması, savunma sanayimizin ulaştığı mümtaz seviyeyi ve ülkemizin gemi inşa kabiliyetini açık biçimde ortaya koymaktadır. Türkiye’nin savunma sanayinde ve özellikle denizcilik sahasında bugünkü güçlü konumuna gelmesinin temelinde Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen yerli, millî ve modern üretim vizyonu bulunmaktadır. Öyle ki ülkemiz son yıllarda ihtiyaçlarını kendi imkân ve kabiliyetleriyle karşılayan, bununla yetinmeyip dost ve müttefik ülkeler için güvenilir tedarik ortağı olabilen bir üretim kapasitesine ulaşmıştır. Sahip olduğumuz denizcilik teknolojilerindeki birikim;
– MİLGEM projesinden TCG Anadolu’ya, TF-2000 hava savunma muhribinden MİLDEN millî denizaltı programına kadar uzanan geniş bir yelpazede ortaya konulmakta,
– Tasarım, entegrasyon, sistem mühendisliği ve seri üretim disiplinleriyle her geçen gün daha da geliştirilmektedir.
Bu tecrübenin Portekiz gibi denizcilik geleneği güçlü bir NATO müttefiki tarafından tercih edilmesi bizim için ayrı bir anlam taşımaktadır. Üstelik küresel ölçekte belirsizliklerin, çok boyutlu tehditlerin ve deniz güvenliğine yönelik risklerin arttığı bir dönemde bu gibi iş birlikleri, her zamankinden daha büyük ehemmiyet arz etmektedir. Temennimiz dost ve müttefik ülke Portekiz’le ortaya koyduğumuz bu iş birliği ve ortak çalışma kültürünün diğer platformlarda da geliştirilmesidir.”
“Böylesine kapsamlı bir projenin başarıyla yürütülmesi için elbette ki güçlü bir koordinasyon ve ortak bir akıl gerekmektedir. Özellikle vurgulamak isterim ki Savunma Sanayii Başkanlığımızın etkin süreç yönetimi, tersanelerimizin üretim disiplini, ana yüklenici STM’nin proje yönetimi tecrübesi ile alt yüklenicilerimizin ve yerli firmalarımızın çabaları, bu konuda güvencemiz olurken bir bütün olarak savunma sanayi ekosistemimizin genişliğini ve derinliğini de yansıtmaktadır. Bu çerçevede gösterdikleri titizlik ve ortaya koydukları büyük gayretler için tüm paydaşlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum. Bu duygu ve düşüncelerle dost ve müttefik Portekiz Donanması için üretilen gemilerin şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyor; başta değerli mevkidaşım Sayın Nuno Melo’ya ve Portekizli dostlarımıza teşekkür ediyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.”
Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, daha sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulundu:

“Türk denizciliğimiz açısından çok önemli bir günü hep birlikte yaşıyoruz. NATO müttefikimiz ve diplomatik ilişkilerimizin 100’üncü yılında bulunduğumuz Portekizli dostlarımızla birlikte iki tane lojistik ve akaryakıt gemisinin, bugün birincisinin kızağa konulma törenini birlikte icra ettik. Biz dostlarımızla böyle bir ilişkinin yaşanmış olmasından dolayı büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bu, Türk denizciliği için de çok övünülecek bir noktaya geldiğimizin de işareti aynı zamanda. Bu tabi, Sayın Cumhurbaşkanımızın her konuda gösterdiği gibi denizcilik konusunda göstermiş olduğu iradenin de büyük bir ölçeği oldu. Portekizli dostlarımız çok memnun, bizler çok memnunuz. İnşallah onların beklediğinden daha iyi, güzel iki ürünü Portekizli dostlarımıza söz verdiğimiz tarihlerde sunacağız.”