Birinci Dünya Savaşı Öncesinde Osmanlı Devleti İngiltere’den iki adet dretnot sınıfı askerî gemi satın almak istemiş ve hazinedeki parası yetmediği için birçok farklı yerden borç para almış; halktan bağış toplanmıştı.
Bu örneği vermemizin nedeni, askerî gemilerin ne kadar yüksek maliyetler içerdiği ve ülkelerin bu maliyetlerle baş etmesinin kolay olmadığını anlatmak içindi…
Özellikle MİLGEM projeleriyle zincirlerini kıran Türkiye, bugün gelinen aşamada askerî denizcilikte de inanılması güç işlere imza atmaya başladı.

Yıllar bazında Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterine giren platformlar
Deniz platforlmarı tedariki, 2000’li yılların başından 2020’li yıllara kadar yavaşladı.
Yerli ve millî fırkateyn TCG İstanbul’dan önce, Türkiye’deki tersanelerde en son 1999 yılında fırkateyn inşa edilmişti ve Almanya ile ortaklaşa yürütülen bir projeydi.
Donanmadaki platformlar yaşlanmıştı ve güçlü, etkili bir deniz gücü için yeni, çeşitli platformlara ihtiyaç vardı.

Gecikme ve yavaşlamaları telafi etmek üzere 2020’li yıllardan itibaren hemen her muharip platformda gemi inşa projeleri başlatıldı.
Burada temel amaç, yaşlanan donanmayı gençleştirmekti ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Büyük Lider Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hudutlarının mühim ve büyük aksamı deniz olan Türk devletinin donanması da mühim ve büyük olmak gerektir. O zaman Türk cumhuriyeti daha müsterih ve emin olacaktır. mükemmel ve kadir bir Türk donanmasına malik olmak gerektir.” öngörüsü doğrultusunda faaliyetler hızlandırıldı.

Bu kapsamda, Uçak gemisi inşasına ilave olarak, TF-2000 adıyla bilinen Tepe Sınıf Muhrip, İstif Sınıfı MİLGEM Fırkateyn, Açık Deniz Karakol Gemisi, Millî Denizaltı MİLDEN, Millî Hücumbot, Millî Mayın Avlama Gemisi, LST ve LCT Amfibi Gemi, Millî Muharebe Destek Gemisi, Okul Gemisi, Lojistik Destek ve Kıyı Römokörü, İnsanız Deniz Araçlarını içeren pek çok gemi inşa faaliyeti başlatıldı.
Bu platformlardan bir kısmı envantere girdi ve göreve başladı.
2010-2025 yılları arasında çeşitli sınıflarda 75 gemi envantere alındı.
Asıl ihtiyaç ise “Stratejik ve vurucu güç” olarak kabul edilen fırkateyn, korvet ve denizaltı tedarikiydi.
Bu kapsamda 2010-2022 yılları arasında 10 yılı aşkın bir dönemde 4 adet korvet hizmete girmişken, son 3 yılda 1 İstif Sınıfı Fırkateyn, 2 denizaltı olmak üzere 3 önemli platform envantere katıldı.
Türkiye’deki askerî ve sivil tersanelerde halihazırda 38 askerî geminin inşası sürüyor.




Bu projeler kapsamında çok önemli gelişme, sivil tersanelere de askerî gemi inşa yeteneğinin kazandırılmış olması.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığının modernizasyon bütçesinden gemi inşa projeleri için harcanan oran, 2014-2020 arası dönemde % 0,15 ile % 4,93 arasında değişti.
2021 yılından itibaren ise bu oran kademeli olarak % 26’dan kademeli olarak % 52’ye çıktı.
Peki bu ne anlama geliyor?

Bunun anlamı, 2020 yılına kadar Deniz Kuvvetleri modernizasyon bütçesinin en fazla 20’de biri gemi inşa projelerine harcanırken, şu anda söz konusu bütçenin yarısından fazlası gemi inşa projelerine ayrılmış durumda.
Dolayısıyla, takip edecek yıllarda şu an için % 52 olan bu oranın, %100’ü aşacağı ve Deniz Kuvvetleri bütçesinin çok daha üzerine çıkacağı göz önüne alındığında, gemi inşa projelerinin idamesi için ilave kaynak sağlanması kaçınılmaz.

Şu anda kısıtlı bir bütçeyle, sağlanan ek kaynaklar ve fedakârlıklarla, hâlihazırda, 1 Uçak Gemisi, 1 Tepe Sınıfı Muhrip (TF-2000) 1 Milli Denizaltı inşası, 7 adet İstif Sınıfı Fırkateyn, 10 Adet Açık Deniz Karakol Gemisi, 1 Adet Milli Hücumbot, 1 Adet Milli Mayın Avlama gemisi ve muhtelif tipte İnsansız Deniz Aracı inşası sürüyor.
Bu projelere ek olarak, 3 adet daha Tepe Sınıfı Muhrip, 2 Adet LST, 2 adet Millî Hücumbot, 2 Adet Millî Mayın Avlama Gemisi, 22 Adet İnsasız Deniz Aracı inşasının yakın zamanda başlatılması hedefleniyor.

Deniz Kuvvetleri bütçesinin bu projeler için yetersiz kaldığı durumda gemi inşa projeleri, Savunma Sanayii Destekleme Fonu’ndan (SSDF) destekleniyor.
Bu kapsamda, Savunma Sanayii Destekleme Fonunda, Türk Deniz Kuvvetlerinin gemi inşa projeleri için ilave kaynak oluşturulması amacıyla, Deniz Kuvvetleri için başlatılan gemi projeleri, diğer ülke deniz kuvvetleri için inşa edilen gemilerin takvimiyle eş zamanlı yürütülüyor ve süreçler, Deniz Kuvvetleri için planlanan teslimat zamanlarında bir gecikme yaratmayacak şekilde, projenin başından itibaren, planlı yol haritasına göre yönetiliyor.

Söz konusu proje yönetimi sayesinde hem Deniz Kuvvetlerinin ihtiyacı olan gemi inşa projeleri geçmiş dönemdeki platform tedarikinin gecikme ve boşluklarını telafi edecek şekilde süratle ilerliyor hem de Deniz Kuvvetlerinin söz konusu platformları envantere almasının sağladığı güvene dayalı olarak Savunma sanayii bu gemileri diğer ülkelere ihraç edebiliyor.

Deniz platformlarının yurt dışına satışından Türkiye’ye dönen kaynak da Deniz Kuvvetlerinin gemi inşa projelerinin sürekli bir devir-daim içerisinde hız kesmeden sürdürülebilmesini sağlıyor.
Burada çok önemli bir hususun altını çizmek gerekiyor!

Gemi inşa projelerinde sayılar, Türk Deniz Kuvvetlerinin ihtiyacından daha fazla sayıda belirleniyor.
Yani, gemilerin ihraç edilmesi Deniz Kuvvetlerinin ihtiyaç duyduğu gemilerin elden çıkarılması ya da satışı değil, tam tersine Deniz Kuvvetlerinin ihtiyacı olan platformların finansmanı için projenin başından itibaren belirlenen yol haritasında da yer alan bir husus…
Ülkenin savunma sanayi ihraç kapasitesini güçlendirirken aynı zamanda yerli ve millî gemi inşa kaynak ve yeteneklerini artırmayı amaçlayan stratejik bir planlama…

“Yerli ve millî gemi inşa kapasitesini sürekli canlı tutmaya yönelik” bu strateji sayesinde, farklı dönemlerde hizmete girmiş olan platformların hizmet ömürlerinin de farklı dönemlerde sona ereceği dikkate alınarak, yeni gemi inşa projeleri için sürekli hazır kaynak oluşturulabilmesi ve gemi inşa projelerinin durmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Millî Savunma Bakanlığı kaynakları, Deniz Kuvvetlerinde hâlihazırda devam eden çok sayıda gemi inşa projesinin Donanma için bir zorunluluk olan idame ve yenilenme sürecinin tezahürü olduğuna dikkat çekiyor.
Geçmişte sözkonusu projeler zamanında başlatılamadığı için tüm bu projeler üst üste gelmiş ve kilitlenmişti.
Ancak özellikle son 3 yılda planlı tedarik stratejileri ve ilave kaynak yaratılmasına yönelik yoğun çabalarla Deniz Kuvvetlerinin ihtiyacı karşılanırken, aynı zamanda savunma sanayii ihraç kapasitesinin artması ve ilave kaynak oluşturulması sağlandı.
Sağlanan bu kaynağın, Deniz Kuvvetlerinin gelecekte ihtiyaç duyacağı projeler için kullanılacağı kaydediliyor.

1999 depreminden sonra Gölcük Tersanesi Komutanlığında yeni gemi inşası yapılmamıştı.
Aradan geçen 27 yılın ardından inşa faaliyetleri tekrar başladı ve iki adet Açık Deniz Karakol Gemisi inşa görevi Gölcük Tersanesine verildi.
Ayrıca İzmir Tersanesi ile yeni kurulan Aksaz ve Mersin Tersanelerine de gemi inşa yeteneği kazandırılması için yatırımlar planlanıyor.
Bir kez daha altını çizmek gerekirse, altyapı gelişimine yönelik bu planlamalar, yurt dışına satılan, Deniz Kuvvetlerinin ihtiyacı dışındaki gemilerin satışından sağlanan kaynak ile gerçekleştiriliyor.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, belirlenen plan çerçevesinde gemi inşa faaliyetlerini sürdürüyor.