Millî Savunma Bakanlığı bağlısı ASFAT, kuruluşunun 8’inci yıl dönümünü basın mensuplarıyla bir araya gelerek kutladı.
ASFAT Genel Müdürlüğündeki etkinlikte ilk olarak Genel Müdür Prof. Dr. Mustafa İlbaş, firma hakkında bilgi verdi; daha sonra Millî Savunma Bakan Yardımcısı Musa Heybet’in de katıldığı yemeğe geçildi.
Burada konuşan Millî Savunma Bakan Yardımcısı ve ASFAT Yönetim Kurulu Başkanı Musa Heybet, hem 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlamak hem de ASFAT’ın 8’inci kuruluş yıl dönümü vesilesiyle “Büyük Türkiye” idealinin bir parçası olarak bir araya gelindiğini ifade etti.

“Geçen sene yine bugün vesilesiyle bir araya gelmiş, güzel bir gün geçirmiştik. Sizleri yeniden görmek inanın bizlere güç verdi.” diyen Heybet, şunları ifade etti:
“Değerli Arkadaşlar, savunma sanayii bizim için sadece şirketlerin yarıştığı bir pazar değil; her bir parçası bir diğerini tamamlayan devasa bir “Millî Akıl Birliği.” Biz ASFAT olarak kendimizi; ASELSAN’ın yüksek teknolojisinden, ROKETSAN’ın vuruş gücünden, HAVELSAN’ın yazılım dehasından, TUSAŞ ve BAYKAR’ın gökyüzündeki imzasından ayrı görmüyoruz. Biz bu yola çıkarken; Nuri Killigil’in yarım kalan hayallerini tamamlamaya, Şakir Zümre’nin fabrikalarındaki o ilk milli heyecanı yaşatmaya ve savunma sanayimizin bugünlere gelmesinde ömrünü vakfeden, ‘Tam Bağımsız Türkiye’ idealinin kutup yıldızlarından merhum Özdemir Bayraktar’ın ‘Bir çocuk gelsin, bir uçağa dokunsun’ diyerek başlattığı o büyük sessiz devrimi sürdürmeye ant içtik. Kıymetli dostlar, bugün ASFAT, 27 askeri fabrikamızın ve 10 tersanemizin asırlık mirasını, özel sektörümüzün dinamizmiyle harmanlayan bir köprüdür. Eğer bugün dünyanın en büyük 100 savunma şirketi arasında 78’inci sıraya yükselmişsek; bu başarı sadece bizim değil, bize her projede omuz veren, tüm savunma sanayii ekosistemimizin ve stratejik öngörüsüyle yolumuzu açan Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinin, Bakanımızın sonsuz desteklerinin bir sonucudur. Denizlerde Pakistan MİLGEM projesiyle ve daha 24 gün önce teslim ettiğimiz PNS KHAIBAR ile bayrağımızı okyanuslarda dalgalandırırken;
– Karada: Panter Obüslerimizde yerli mühendisliğimizin gücünü sahaya sürerken;

– Havada: A400M uçaklarımızın bakım ve retrofit süreçlerinde Airbus tarafından onaylanan dünyadaki tek merkez olurken; Aslında tüm sektörümüzün ortak yetkinliğini dünyaya kanıtlıyoruz. Değerli Basın Mensupları, sizler bu muazzam birlikteliği ve millî dirilişi halkımıza ulaştıran en önemli paydaşlarımızsınız. Kaleminizle bu milli gururu tarihe not düşüyorsunuz. İçinde bulunduğumuz 2026 yılının bu ilk günlerinde, Devlet Mahallesi’ndeki yeni merkezimizde hedefimiz net: Türkiye Yüzyılı’nı, savunma sanayiinin birleştirici gücüyle taçlandırmak. Bu vesileyle, tüm basın emekçilerimizin gününü kutluyor; bu sektöre emek vermiş ebediyete irtihal eden tüm büyüklerimizi rahmetle anıyorum. Birliğimiz daim, kaleminiz keskin, geleceğimiz tam bağımsız olsun. Afiyet olsun.”
Geride kalan sekiz yılda Türkiye’nin savunma sanayiindeki yükselişine stratejik katkılar sunan ASFAT, 2025 yılı faaliyetlerini, ürün portföyünü ve gelecek vizyonunu kamuoyuyla paylaştı:
12 Ocak 2018’de kurulan ASFAT, kara, hava ve deniz platformlarında geliştirdiği yüksek teknolojiye sahip ürünleri, bakım-onarım-modernizasyon (MRO) kabiliyetleri ve uluslararası projeleriyle bugün Türkiye’nin en hızlı büyüyen savunma sanayi şirketlerinden birisi konumuna ulaştı.
ASFAT, 2025 yılı itibarıyla dünyanın en büyük 100 savunma sanayii şirketi arasında 78’inci sıraya yükselerek önemli bir başarıya imza attı.

ASFAT’ın ana yüklenicisi olduğu Pakistan MİLGEM Projesi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin tek kalemde gerçekleştirilen en büyük denizcilik ihracatı olarak öne çıkıyor.

Dört korvetten ikisi teslim edilirken, projede teknoloji transferi ve yerinde üretim modeliyle Türkiye’nin mühendislik birikimi dost ve müttefik ülkelere taşınıyor.

Romanya ile imzalanan korvet projesi ise Türkiye’nin ilk kez bir NATO ve AB üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etmesi açısından tarihi bir eşik niteliği taşıyor.
Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için geliştirilen 8×8 Yeni Nesil Panter OBÜSÜ projesinde yeni nesil modernizasyon ve etkili dokunuşlarla Silahlı Kuvvetlerimizin ateş gücü, isabet oranı ve sürdürülebilirliği arttırıldı.

Ürün kısa sürede testleri başarıyla tamamlayarak Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterine girdi.
ASFAT ayrıca Millî Denizaltı Projesi “MİLDEN” ve Hava Savunma Harbi Muhribi “TF-2000” gibi Türkiye Yüzyılı’nın öncü projelerinde de ana yüklenici olarak kritik sorumluluklar üstleniyor.
ASFAT;


ASFAT; 27 askeri fabrika ve 10 tersanenin kapasite fazlasını etkin şekilde değerlendirerek, 30 bini aşkın nitelikli personeliyle üretim, bakım, onarım ve modernizasyon alanlarında entegre hizmet veriyor.
EMAR-145 sertifikalı A400M bakım merkeziyle Türkiye’yi bu alanda küresel ölçekte yetkin ülkeler arasına taşıyan ASFAT, Leopard, M60 ve Fırtına gibi kritik platformların modernizasyonunda da önemli rol üstleniyor.
Milli bütçeden pay almadan, kendi projeleriyle modernizasyonunu finanse eden ASFAT modeli; verimlilik, şeffaflık ve sürdürülebilirlik temelinde dünyada örnek gösterilen nadir savunma sanayi yapılarından biri olarak dikkat çekiyor.
Kuruluşunun 8’inci yılında ASFAT, “Tam Bağımsız Türkiye” hedefi doğrultusunda savunma sanayiini Türkiye Yüzyılı’nın lokomotifi yapma vizyonuyla çalışmalarını sürdürüyor.
Yurt içinde ve uluslararası alanda artan iş birlikleriyle ASFAT, yalnızca ürün değil; teknoloji, bilgi birikimi ve kurumsal model ihraç eden bir güç olma yolunda ilerliyor.
ASFAT, önümüzdeki dönemde de kara, hava ve denizlerde Türkiye’nin caydırıcılığına ve küresel savunma ekosistemindeki etkinliğine katkı sunmaya devam edecek.















