Bayram namazını Hatay’ın tarihî Habib-i Neccar Camii’nde kılan Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberindeki TSK Komuta Kademesi ile İskenderun’daki Deniz Er Eğitim Alayına gitti.

Bayramlaşmanın ardından konuşma yapmak üzere kürsüye çıkan Millî Savunma Bakan Yaşar Güler, ilk olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı telefonla arayarak TSK Komuta Kademesi ve Mehmetçiklerle birlikte olduklarını belirtti ve Cumhurbaşkanı’nın bayramını kutladı.

Millî Savunma Bakanı Güler daha sonra emirlerini almak üzere sözü Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bıraktı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mehmetçiklerimizin bayramını kutlayarak şunları söyledi:

“Ben de şu anda görevleri başında bulunan gerek subay, gerek er, erbaş, tüm kahraman ordumuzun mensuplarını en kalbi duygularla selamlıyorum ve Ramazan Bayramı’nın ordumuza ayrı bir güç katmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Ve bütün ordu mensuplarımızı gözlerinden öpüyorum. Rabbim yâr ve yardımcınız olsun diyorum. Sağ olun, var olun.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasını tamamlamasının ardından Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler Mehmetçiklere hitap etti:

“Kahraman silah ve mesai arkadaşlarım, kahraman Bahriyeliler; Ramazan Bayramı vesilesiyle Deniz Er Eğitim Alay Komutanlığımızda Sayın Genelkurmay Başkanımız ve Kuvvet Komutanlarımızla birlikte, sizlerle bir arada bulunmakta büyük bir mutluluk duyduğumuzu özellikle ifade etmek istiyorum. Mübarek Ramazan Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyor, bu güzel günlerin başta sizler ve kıymetli aileleriniz olmak üzere aziz milletimize sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni ediyorum. Bayramlar; köklü tarihimizden süzülüp gelen, millî ve manevi değerlerimizin yeniden hatırlandığı, kardeşliğimizin daha da kuvvetlendiği anlamlı zamanlardır. Millî kimliğimizi ve karakterimizi oluşturan bu kıymetli mirası koruyarak gelecek nesillere aktarmak her birimize düşen önemli bir sorumluluktur. İşte bu değerler sayesinde milletimiz en zor zamanlarda dahi bir arada durmayı başaran, güçlü bir birlik ruhuna sahiptir. Aziz vatanımızın bekası ve güvenliğinin en güçlü teminatı olan sizler de vatandaşlarımızın bayramları huzur içerisinde geçirmesi için sevdiklerinizden uzakta, fedakârlıkla görev yapmaktasınız. Yüksek görev bilinci ile ortaya koyduğunuz üstün gayretleriniz her türlü takdirin üzerindedir. Sizlerin şahsında şu anda yurt içinde ve sınır ötesinde özveriyle görev yapan tüm kahraman silah ve mesai arkadaşlarımı canıgönülden tebrik ediyor, her birinin gözlerinden öpüyorum.”

“Küresel güvenliği sarsan jeopolitik gelişmelerin yaşandığı, uluslararası düzenin zayıfladığı, güç ve nüfuz mücadelelerinin arttığı, bölgemizin ise adeta ateş çemberine döndüğü bir süreçten geçiyoruz. Ülkemiz, tüm bu gelişmeler karşısında; sorunların çözümünde yapıcı ve barıştan yana tutumuyla müzakere masalarının ve uluslararası güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir üyesi olarak ön plana çıkmakta, bir istikrar adası ve güven merkezi olma vasfını korumaktadır. Türkiye’nin böylesine etkin olduğu bir ortamda kahraman ordumuz da; hudutlarımızın güvenliğinin sağlanmasından terörle mücadeleye, Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin kararlılıkla korunmasından küresel barış ve istikrara katkılar sunmaya kadar İstiklal Harbi’mizden bu yana en yoğun ve en etkili faaliyetlerini icra etmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ifa ettiği bu çok yönlü faaliyetler ve sahip olduğu yüksek hazırlık seviyesi, giderek sertleşen güvenlik ortamında ülkemizin en büyük teminatı olmaya devam etmektedir.”

“Nitekim yakın çevremizdeki jeopolitik gerginlikler, özellikle 28 Şubat’tan itibaren İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan savaş, başta yakın coğrafyamız olmak üzere tüm dünyanın güvenliğini riske atacak niteliktedir. Bu hassas ortamda kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ülkemizin güvenliğini teminat altına almak amacıyla hiçbir ihtimali göz ardı etmeden sınır hattımızda, karada, denizde ve havada müttefiklerimizle yakın bir koordinasyon içerisinde gerekli tüm önlemleri almaktadır. Şu bir gerçek ki şanlı ordumuz, sahip olduğu caydırıcı güç ve çok yönlü operasyonel kabiliyetiyle, ülkemizi ve asil milletimizi her koşulda korumaya muktedirdir. Şüphesiz tüm tehditlere karşı koyabilecek güçlü bir savunma kapasitesi kadar iç cephemizin sağlamlığı ve milletçe ortaya koyduğumuz birlik ve beraberlik de güvenliğimizin en temel dayanaklarından biridir.”

“Türkiye köklü devlet aklıyla, yakın coğrafyamızda kurgulanan senaryoları ve planlanan hain emelleri öngörmüş, kriz ve çatışma ortamı bugünkü seviyeye gelmeden gerekli iradeyi göstererek bu yönde kararlı adımlar atmıştır. Bu stratejik yaklaşımın sahaya yansıması özellikle güvenlik alanında elde edilen somut başarılarla açıkça ortaya çıkmıştır. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, kahraman güvenlik güçlerimizin ve kahraman güvenlik korucularımızın eşgüdüm, cesaret ve fedakârlıkla yürüttüğü mücadeleler neticesinde terör örgütlerinin hareket alanı büyük ölçüde daraltılmıştır. Elde edilen bu kazanımlar, ülkemizin geleceğine dair hedeflerimizi daha güçlü ve kararlı bir şekilde ortaya koymamıza imkân sağlamıştır. Nihai hedefimiz terörün her tür ve tezahüründen tamamen arındırılmış, birliği ve huzuru daim kılınmış güçlü bir Türkiye’ye ulaşmaktır. Nitekim son dönemde bölgemizde yaşanan gelişmeler bu hedefin ne denli isabetli ve gerekli olduğunu açıkça teyit etmektedir.”

“Ülkeler arasındaki kriz ve sorunların çözülmesi için uluslararası hukuku ve barışı esas aldığımızı her fırsatta dile getiriyoruz. Bu çerçevede Ege’de ve Doğu Akdeniz’de de barış, istikrar ve hakkaniyet temelinde bir düzenin tesis edilmesini amaçlıyoruz. Elbette ki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklarının korunması da Türkiye için vazgeçilmez bir sorumluluktur. Ancak Yunanistan’ın bölgedeki hassas ortamdan faydalanarak Kıbrıs meselesinde yeni oldubittiler oluşturma ve Ege’deki adaları silahlandırma yönündeki girişimlerine de şahit olmaktayız. Bu tür adımların bölgesel barışa hizmet etmediği açıktır. Bu konuda muhataplarımızın yaptığı ve esasen hiçbir karşılığı bulunmayan provokatif açıklamaları da dikkate almadığımızı özellikle belirtmek isterim. Türkiye uluslararası hukuka dayalı meşru haklarını ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğini koruma konusunda gerekli irade ve güce sahiptir. Son çatışmalardan kaynaklanan füze ve drone tehdidi sonrası hava sahasının güvenliğini desteklemeye ve muhtemel tehditler karşısında hızlı reaksiyon kabiliyetimizi güçlendirmeye yönelik Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne hava ve hava savunma unsurlarımız sevk edilmiştir. Herkes bilmelidir ki Türkiye hem Ege’de ve Doğu Akdeniz’de hem de Kıbrıs’ta uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerini korumaya kararlılıkla devam edecektir.”

“Yaşanan son gelişmeler yerli ve millî savunma sanayimizin de ülkemizin bekası açısından hayati önemde olduğunu bir kez daha teyit etmiştir. Millî Savunma Bakanlığı olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın direktifleri çerçevesinde imkân ve kabiliyetlerimizi sürekli geliştirip, caydırıcılığımızı artırmak maksadıyla çalışmalarımızı artan bir şevk ve gayretle sürdürüyoruz. Elbette ki gelişmiş savunma sanayi kapasitesi kadar bu imkânları etkin şekilde kullanacak donanımlı ve yüksek nitelikli personel gücüne sahip olmak da güvenliğimiz açısından hayati önemdedir. Sizlerin bugüne kadar üstlendiğiniz görevlerde ortaya koyduğunuz yüksek vazife şuuru, kutsal bir görevin ifası olmanın ötesinde nesilden nesile aktarılan Türk askerî geleneğinin her birinizde vücut bulan güçlü bir tezahürüdür. Unutmayınız ki başarı bir varış değil, süreklilik isteyen bir yolculuktur. Aynı zamanda başarı disiplinle yoğrulmuş bir iradenin, kararlılıkla sürdürülen bir mücadelenin ve görev bilinciyle şekillenen bir karakterin neticesidir. Sizler de şartlar ne olursa olsun verilen görevi yerine getirmek için sonuna kadar gayret gösteren ve asil milletimize güven veren şanlı Mehmetçiklersiniz. Bu anlayışla hareket ettiğiniz sürece üstlendiğiniz her görev, şanlı ordumuzun gücünü ve itibarını daha da ileriye taşıyacaktır. Bu inançla Millî Savunma Bakanlığımız ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ülkemizin bekası ve milletimizin güvenliği için her türlü görevi kararlılıkla yerine getirmeyi sürdürecektir. Bu vesileyle Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyor; cennet vatanımızda bu mutlu bayram günlerini huzur içinde geçirmemizde en büyük pay sahibi olan aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum. Hayatta olan fedakâr gazilerimiz ile şehit ve gazi ailelerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Sizlerin ve kıymetli aile bireylerinizin Ramazan Bayramı’nı bir kez daha en içten dileklerimle kutluyor, kıymetli ailelerinize selamlarımı gönderiyorum. Kahraman Bahriyeliler; denizleriniz sakin, pruvanız neta; yolunuz ve bahtınız açık olsun. Kalın sağlıcakla.”

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, konuşmasının ardından Mehmetçiklerle bayramlaştı.

Bayramlaşmada, 2’nci Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı, İskenderun Deniz Üs Komutanlığı ve 39’uncu Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı personeli de yer aldı.