STM tarafından geliştirilen millî vurucu İHA sistemleri KARGU ve ALPAGU, NATO ve Avrupa Birliği (AB) üyesi bir ülkeye yönelik entegre otonom sistemler projesi kapsamında Avrupa pazarına taşınıyor.
Bu projeyle birlikte, STM’nin İHA sistemlerinin ihraç edildiği kıta sayısı 4’e, ülke sayısı ise 15’e ulaştı.
Türk savunma sanayiinin öncü şirketlerinden STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ, yenilikçi sistemlerini yalnızca bir ürün ihracatı olarak değil; entegrasyon, yazılım ve ortak çalışma modeliyle uluslararası arenaya sunmaya devam ediyor.
Türk Güvenlik Güçlerinin envanterinde yer alan ve sahada başarıyla kullanılan döner kanatlı vurucu İHA sistemi KARGU ile sabit kanatlı vurucu İHA sistemi ALPAGU’nun Avrupa’ya yönelik ilk ihracat sözleşmesi imzalandı.
AB ve NATO üyesi bir ülke ile STM arasında imzalanan sözleşme kapsamında, KARGU ve ALPAGU’nun yerel kullanıcı ihtiyaçları ve operasyonel doktrinle uyumlu şekilde, kara araçlarına entegre edilmesi planlanıyor.
Bu süreçte STM, yalnızca platform teslimi değil; savaş yönetim sistemi yazılım entegrasyonlarını, ilgili ülkenin mevcut sistemleri ve operasyonel konseptleriyle uyumlu olacak şekilde gerçekleştirecek.

STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, modern harp sahasına millî sistemler geliştirdiklerini belirterek şunları kaydetti:
“Taktik İHA ailemiz, güvenlik güçlerimizin sahada elini güçlendirirken, sahada kendini başarıyla kanıtlaması ile dost ve kardeş ülkelerin de tercihi oluyor. STM olarak, otonom sistemler alanındaki mühendislik ve yazılım kabiliyetlerimizi Avrupa pazarına taşıyan önemli bir projeye daha imza atmış bulunuyoruz. KARGU ve ALPAGU’nun, NATO ve AB üyesi bir ülkeye ihraç edilmesi, mühendislik birikimimizin ve sistemlerimizin uluslararası alanda gördüğü güvenin somut bir göstergesi. Bugün itibarıyla İHA sistemlerimizi dört farklı kıtada, 15 ülkede kullanıcılarla buluşturmuş olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz.”
Gelişmenin, STM’nin otonom sistemler alanında Avrupa’ya yönelik ilk ihracatı olmasının ötesinde bir anlam taşıdığını vurgulayan Güleryüz, şu değerlendirmelerde bulundu:

“KARGU ve ALPAGU’nun zırhlı kara araçlarına entegrasyonu, yazılım kabiliyetlerimizi de ortaya koymaktadır. Bu yönüyle projemiz, yalnızca platform ihracatıyla sınırlı kalmayan; yüksek katma değerli bir entegrasyon ve yazılım ihracatı niteliği taşımaktadır. Bu proje, yalnızca sistem teslimini değil; ilgili ülkenin mevcut platformları ve operasyonel doktrinleriyle uyumlu olacak şekilde, birlikte yürütülen entegrasyon faaliyetlerini de kapsamaktadır. Aynı zamanda bu iş birliğinin, STM’nin otonom sistemlerinin Avrupa ülkelerinde gelecekteki operasyonel konuşlandırmaları ve daha geniş ölçekli kullanımı açısından önemli bir referans oluşturmasını bekliyoruz. Projenin başarıyla tamamlanmasının ardından, ilgili ülkedeki daha fazla sayıda kara aracına STM’nin otonom ürün ailesinin entegre edilmesini hedefliyoruz.”

Kamuoyunda “kamikaze İHA” olarak da bilinen vurucu İHA KARGU, STM tarafından yerli ve millî imkânlarla geliştirildi.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin envanterine 2018 yılında giren KARGU, TSK başta olmak üzere Türkiye’de çeşitli güvenlik güçleri tarafından terörle mücadele, özel operasyonlar ve sınır ötesi operasyonlarda etkin şekilde kullanılıyor.
Kullanıcı personel, sahadaki anlık duruma göre KARGU’dan anti personel mühimmat başlığını çıkarıp, zırh delici başlığı hızlıca takabiliyor.
Düşük radar kesit alanı özelliği ile düşman bölgesinde tespit edilmesi zor olan KARGU, tek bir asker tarafından kolayca taşınıp görev alanında 1 dakika içinde kurulabiliyor.
KARGU, üzerindeki yapay zekâ ve görüntü işleme kabiliyetleri, sessizliği, taşıdığı patlayıcıyı hedefe tam ulaştırma yetenekleriyle önemli bir sürpriz etki ve operasyonel üstünlük sağlıyor.
KARGU, sahip olduğu gelişmiş elektro optik ve kızılötesi kameralar ile gece-gündüz etkin operasyon yapabiliyor.
30 dakikadan fazla havada kalabilen KARGU, 10 km menzile sahip.
KARGU’lar sürü hâlde de görev yapabiliyor.
Ayrıca KARGU, STM’nin geliştirdiği yazılımlarla, elektronik harp ortamından etkilenmeden, GNSS’ten bağımsız görev yapabiliyor.

ALPAGU ise, hafif yapısı, dalış hızı, düşük radar kesit alanı ve sürati ile önemli hedeflere noktasal tahribat yaratabilmesiyle öne çıkıyor.
Terörle mücadele operasyonlarında, sınır ötesi harekâtlarda ve meskûn mahal çatışmalarında aktif görev alabilen ALPAGU, 8 kilometre menzile sahip.
ALPAGU, sahip olduğu elektro optik ve kızılötesi kameralar ile gece ve gündüz etkin görev yapabiliyor.
Lançerden fırlatıldıktan sonra, yaklaşık 15 dakika boyunca uçuş gerçekleştiren ALPAGU, yapay zekâ destekli son teknoloji görüntü işleme yazılımı vasıtasıyla hedef takibini başarıyla yapıyor.
Düşük radar kesit alanı ve küçük boyutu ile hedef tarafından son ana kadar tespit edilemeyen ALPAGU, üzerindeki mühimmat ile hedefini noktasal hassasiyetle imha ediyor.
Tek bir personel tarafından kolayca taşınıp görev alanında 1 dakika içinde kurularak kullanılan sistem, üzerindeki yapay zekâ ve görüntü işleme kabiliyetleri, sessizliği, taşıdığı patlayıcıyı hedefe tam ulaştırma yetenekleriyle önemli bir güç çarpanı ve operasyonel üstünlük sağlıyor.
ALPAGU, sahip olduğu üstün kabiliyetler yanında, farklı platformlara (kara-deniz-hava araçlarına) entegre olabilmesi gibi özelliklerle rakiplerinden ayrışıyor.
Ağırlığı 2 kilogramın altında olan ALPAGU’ya benzer, dünyada yalnızca 2 platform bulunuyor.
KARGU ve ALPAGU, hedeflerin tespiti ve imhasını “Man-in-the-Loop” prensibi ile tamamen operatör kontrolünde gerçekleştiriyor.
KAYNAK: savunmasanayi.org / STM