Makine ve Kimya Endüstrisi, Türkiye’nin tüm kamu kurum ve kuruluşlarının hurdalarını toplayarak, silah ve mühimmat üretiminde kullanıyor.
Kırıkkale, İzmir-Aliağa ve Kocaeli-Seymen’de bulunan 3 tesisi ile MKE Geri Dönüşüm İşletmesi, Türkiye’nin en yetkin savunma geri dönüşüm merkezleri arasında yer alıyor.

2025 yılında piyasadan ve kamu kuruluşlarından yaklaşık 300 bin ton hurda tedarik eden MKE, bu hurdaları işleyerek hem kendi fabrikalarının ham madde ihtiyacını karşıladı hem de sivil piyasanın nitelikli atık ihtiyacına yanıt vererek ülke ekonomisine önemli katkı sağladı.

İhtiyaç fazlası ve niteliğini kaybetmiş hurdalar MKE Geri Dönüşüm İşletmelerinde, uzman eller tarafından kimyasal ve fiziksel özelliklerine göre ayrıştırıldıktan sonra MKE Çelik ve Pirinç fabrikasına gönderiliyor.
Elektrikli ark ocaklarında ergitilen hurdalar, 1250 derece sıcaklıkta işleme tabi tutulduktan sonra 3 bin tonluk preslerde ilk formunu kazanıyor.

Nihai özelliklerine ulaşan vasıflı çelik, MKE’ye bağlı fabrikalarda 5,56 milimetreden 155 milimetreye kadar tüm silah sistemlerinde, hafif ve ağır silah namlularında, mühimmat gövdelerinde ve ileri savunma teknolojilerinin üretiminde kullanılıyor.

Modern ve çevre mevzuatına tam uyumlu tesislerde işlenerek yeniden ekonomiye ve savunma üretimine kazandırılan hurdalar, aynı zamanda Türkiye’nin savunma sanayiinin ihtiyaç duyduğu stratejik ham madde bağımsızlığını, maliyet verimliliğini ve döngüsel üretim gücünü de garanti altına alıyor.
Geri dönüşümden elde edilen gelirler, hem MKE’nin Ar-Ge yatırımlarına hem de yeni nesil savunma projelerine kaynak oluşturuyor.

MKE, geri dönüşüm ile yalnızca savunma sanayiine değil, Türkiye’nin çevre ve sürdürülebilirlik hedeflerine de önemli katkı sağlıyor.
Geri dönüşüm sürecinde düşük enerji harcanmasını sağlayarak, toplam karbon emisyonu da düşürülüyor.
Her 1 ton metalin geri kazanımıyla doğaya yaklaşık 1.8 ton karbondioksitin salımı azaltılıyor.
Çevreyi gözeterek gelecek nesillere daha güçlü bir savunma mirası bırakmayı hedefleyen MKE, tehlikeli atıkların güvenli yönetilmesiyle ekosistemin korunmasına da önemli katkı sağlıyor.