Altay Tankı Projesi’nde BMC’nin ilk iki prototip Yeni Altay Tankı’nı TSK’ya teslim ettiği döneme kadar Projenin içinde yer alan ve o dönemde BMC Grup CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi olan Prof. Dr. Murat Yalçıntaş, Yeni Altay Tankı’nın bilinmeyenlerini “Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikâyesi” başlıklı kitabında anlattı.

Hâlihazırda OYAK Genel Müdürü olarak görev yapan Yalçıntaş, savunmasanayi.org Genel Yayın Yönetmeni Teoman Korkmaz’a verdiği röportajda, Korkmaz’ın sorularını cevaplandırdı.

Altay Projesinin, hayatında dönüm noktalarından biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Murat Yalçıntaş, “Çünkü Altay Projesi sadece bir ürün değil. Altay Projesi’nde teknolojik mühendislik var, Türkiye’nin stratejik özelliği var. 26 Yıl hatta 30 yıl sürmüş olan proje. Burada bir kurumsal sabır var, bir devlet-millet bütünlüğü var. Dolayısıyla birçok boyutları olan bir projeydi.” dedi.
Teoman Korkmaz’ın, “Altay Tankı projesini kısa bir cümle ile nasıl tanımlarsınız?” sorusu üzerine Yalçıntaş, şunları ifade etti:

“Altay Tankı Projesi’nin birkaç tane önemli unsuru var, parametresi var. Birincisi Sabır. 2000’li yılların başında başladı, 2026’ya geldik. Kendi motorumuzla beraber, yuvarlak hesap 30 yıl diyelim. 30 yıl her türlü eleştiriye rağmen -ki bunu hep beraber yaşadık- zaman zaman tökezlemelere rağmen, zaman zaman baştan başlamalara rağmen sabırla devam ettirilmiş ve bugün de neticeye ulaşmış bir projedir. Dolayısıyla belki birinci kelimenin sabır olması lazım. İkincisi, Altay Tankı savunma sanayiinde Türkiye’nin bağımsızlık sembollerinden bir tanesi hâline geldi. Belki ikinci kelimenin stratejik bağımsızlık olması lazım. Bir de tabi bu bir tank, yani zırhlı bir platform. O zaman bu üç kavramı ben şu şekilde birleştireyim. Altay, Türkiye’deki mühendislik sabrının ve de stratejik bağımsızlık iradesinin zırha bürünmüş hâlidir.”